TBD Genel Başkanı Rahmi Aktepe:“Siber güvenlik çözümleri ulusal güvenliğimizin teminatıdır. Siber zorbalık çocukları ve gençleri hedef alıyor. Siber güvenlikte teknoloji üretir konuma gelmeliyiz” dedi.

AKTEPE ‘ASKERİ ALANLARDA YERLİ AKILLI SİSTEMLER OLUŞTURULMALI’

2018 Siber Güvenlik Ekosisteminin Geliştirilmesi Zirvesi’nde açılış konuşmasını yapan TBD Genel Başkanı Rahmi Aktepe, Afrin’de düzenlenen Zeytin Dalı Operasyonu’na değinerek “Siber güvenlik çözümleri ulusal güvenliğimizin teminatıdır” dedi. Rahmi Aktepe şu şekilde konuştu:

“Bildiğiniz üzere ülkemizin bekası amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Afrin’de ‘Zeytin Dalı Harekâtı’ gerçekleştiriliyor. Artık günümüzde askeri alanda kullanılan savunma sistemlerinin tamamı, bilişim teknolojileri tabanlı ve yazılım kontrolünde çalışan akıllı sistemlerden oluşmaktadır. Bu harekâtta da kullanılan komuta-kontrol sistemleri, silah ve sensörler ile askeri haberleşme sistemleri akıllı sistemler ve doğal olarak da siber saldırılar için risk oluşturmaktadır. Bu nedenle başta askeri sistemler olmak üzere siber güvenlik teknolojileri alanında yerli ve milli çözümler üretebilmenin ülkemizin bekası, ulusal güvenliğimizin teminatı ve dışa bağımlılığın asgari seviyeye indirilmesi açısından yaşamsal öneme sahip bir konu olduğunu değerlendiriyoruz. Dolayısıyla bu konuya devlet olarak sektör olarak odaklanmalıyız ve siber güvenlik alanında iyi bir kullanıcı konumundan bir an önce teknoloji üretir ve teknolojiye yön verir bir konuma geçmeliyiz.”

ANKARA (AA) – Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Fatih Sayan, siber güvenliğin, milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Kendi kendine yeten bir ülke olmak zorundayız. Zeytin Dalı Harekatı, yerli ve milli çözümler ürettiğimiz sürece ‘Ben de varım.’ diyebildiğimizin en önemli göstergesi.” dedi.

Sayan, BTK ev sahipliğinde Türkiye Bilişim Derneği (TBD) iş birliğiyle düzenlenen Siber Güvenlik Ekosisteminin Geliştirilmesi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, etkin ve güçlü bir ulusal siber güvenlik ekosisteminin oluşturulmasında kamunun, özel sektörün, sivil toplum kuruluşlarının ve üniversitelerin önemli rol oynadığını söyledi.

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin, e-devlet uygulamalarından finans ve bankacılığa, ulusal savunma sistemlerinden uzay teknolojilerine, elektronik ticaretten dijital medyaya kadar her alanda vazgeçilmez bir unsur olduğuna işaret eden Sayan, sosyal ve ekonomik hayata yansıyan riskleri nedeniyle siber güvenliğin, milli güvenliğin ayrılmaz parçası haline geldiğini bildirdi.

Sayan, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezinin (USOM) siber güvenlik ekosisteminin gelişimi için önemli işlevler yerine getirdiğini belirterek, siber tehditleri önlemek amacıyla alarm, uyarı ve duyuru faaliyetleri yürüten USOM’un siber olaylara müdahalede ulusal koordinasyonu sağlamak amacıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getirdi.

– “Duyurulan zararlı bağlantı sayısı 16 kat arttı”

Siber Olaylara Müdahale Ekibi (SOME) sayısının 850’ye ulaştığını ifade eden Sayan, SOME’lere kayıtlı bin 811 siber güvenlik personeli bulunduğunu söyledi.

Sayan, siber tehdit, zafiyet ve saldırıların güvenli ve hızlı biçimde paylaşımını sağlayan SOME İletişim Platformu Projesi’ni geçen yıl hayata geçirdiklerini anımsatarak, şöyle devam etti:

“2017’de bin 550 kurum, kuruluş ve işletmeye resmi yazıyla siber güvenlik bildiriminde bulunulmuş, kurum ve kuruluşlara bin 567 kritik ve acil olarak ele alınması gereken zafiyet bildirimi yapılmış, kurum ve kuruluşların internete açık servislerinde bulunan toplam bin 500’ün üzerinde açıklık tespit edilmiştir. Zararlı yazılımlarda ve oltalama amacıyla kullanılan 8 bin 59 zararlı bağlantı tespit edilerek kontrolleri yapılmış ve altyapı seviyesinde erişimi engellenmiştir. 2017’de önceki yılların toplamına göre duyurulan zararlı bağlantı sayısında yaklaşık 16 katlık artış olmuştur.”

– “2017’de DDOS saldırı sayısı 99 bin 600 oldu”

Söz konusu saldırıların yüzde 90’ından fazlasını “dağıtık servis dışı bırakma (DDoS)” ve “oltalama (Phishing)” saldırılarının oluşturduğunu ifade eden Sayan, geçen yıl tespit edilen DDOS saldırı sayısının 99 bin 600 olduğunu bildirdi.

Bu çerçevede, geçen yıl siber saldırıların, 2016’ya göre 11 kat arttığını belirten Sayan, “Kendi kendine yeten bir ülke olmak zorundayız. Zeytin Dalı Harekatı, yerli ve milli çözümler ürettiğimiz sürece ‘Ben de varım.’ diyebildiğimizin en önemli göstergesi oldu.” diye konuştu.

Sayan, Türkiye’deki kişi ve kurumları hedef alan yurt dışı kaynaklı 80 BotNet komuta kontrol sunucusunun tespit edilerek engellendiğini, bunların içinde 29 komuta sunucusunda vatandaşlara ait bilgilerin elde edildiğini söyledi.

BTK-USOM olarak ülkenin siber güvenlik uzmanı ihtiyacının karşılanmasına da katkı sağladıklarına işaret eden Sayan, şunları kaydetti:

“Siber ortamı bir zincir gibi hayal edersek, bileşenlerin her biri zincirin parçasıdır. Bizler, bu halkayı oluşturan parçalarız. Unutmayın, siber güvenlik de zincirin en zayıf halkasının gücü kadardır. Bu halkayı, hep birlikte Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çizmiş olduğu 2023 hedefleri doğrultusunda çok çalışarak en güçlü hale getirmeliyiz.”