Geleceğin bilgisayarları, kuantum fiziği üzerine şekillenecek ve tarihin ilk işlemci üretici olan Intel, bir tarih daha yazmaya çok yakın. Firma, gerçekten çalışan kuantum bilgisayarlar için ilk işlemci yongasını teste tabi tutuyor.

Bundan 10-12 yıl kadar önce bugünkü bilgisayar ve yonga teknolojisine sahip olsaydık, kendimizi Terminatör filminin hemen öncesinde hissedebilirdik. Modern bilgisayar teknolojilerinin genel geçer sorunları olan; ısınma, yavaşlama, dayanıksızlık gibi sorunları hızlarını binlerce kat arttırarak çözen kuantum teknolojileri, akademik alanlarda uygulanıyor. Hatta bu işin öncüsü geçtiğimiz aylarda yörüngedeki uydusuna kuantum sistemler aracılığıyla bir elektron ışınlayan Çin oldu.

Olaya ülkeler bazında değil de şirketler bazında baktığımızda, IBM’in geçtiğimiz mayıs ayında kendi kuantum işlemcisi üzerinde çalışmaya başladığını hatırlıyoruz. Google ise bulut tabanlı çözümlere yanaşırken, Microsoft’un yeni bir programlama dili üzerinde çalıştığı söyleniyor. Ancak Intel, tüketicinin kullanabileceği ilk kuantum bilgisayarlar için büyük adım atmak üzere. Bunun için şirket ileri malzeme bilimine dayanarak süper iletken yeni bir yonga üretmeyi başardı.

Intel’e göre bu işlemci, şu an kullanımda olan işlemcilere kıyasla çok daha düşük sıcaklıklarda bile hiç hasar almadan çalışmaya devam ediyor. Firmanın araştırma ekipleri, yonganın gene modern işlemcilere kıyasla 10 ila 100 kat daha fazla sinyal gönderebildiğini açıkladılar. İşlemci tipik silikon yongalardan daha büyük ve diğer kuantum devrelerine entegre olmasını sağlayan gelişmiş bir tasarıma sahip.

Intel, akademik alanda kullanılan işleri tüketicilere uyarlamak konusunda profesyonel bir firmadır. Bugün herkesin elinde ve cebinde bulunan cihazlardaki işlemcilerde Intel’in imzası bulunur. Zaten bu denli büyük şirketler için işlemci tasarlamak sorun değil, o işlemcilerden milyonlarca üretmek ve her birinin çalışacağından emin olmak sorun. Nitekim bu umut verici gelişmeler sayesinde kuantum bilgisayarlar artık evlerimize girecekmiş gibi görünüyorlar. Siz ne dersiniz?