Merhaba. Bu yazımda son dönemde özellikle gençler üzerinde olumsuz etkisi nomofobi üzerine bir yazı hazırladım. Buyurun başlayalım. Günümüz Teknoloji çağı bu yadsınamaz bir gerçek, teknolojinin bu hızlı gelişimi sayesinde günlük yaşamımızda, rutinlerimizde bazı kolaylıklar getirmiştir. (Kendim için artık banka ya da PTT sıralarında elektrik parası yatıracağım diye helak olmuyorum.)  Özellikle gün içerisinde devamlı yanımızda taşıdığımız kimisi için son zamanlarda organı gibi olan mobil telefonlar (günümüzde buna akıllı telefon da diyebiliriz)eğitim, sağlık, bankacılık vb. tüm alanlarda neredeyse tek dokunuş ile işlerimizin anında yapılmasına olanak vermektedir.

Akıllı telefonlar,  sadece arama, mesaj alma-verme gibi geleneksel ve temel özellikleri yanında veri depolama, fotoğraf ve video çekme, internette gezinme, çevrimiçi oyun ve mobil uygulamalar ile özellikle gençler arasında yaygın ve popülerdir. Akıllı telefonların her an bireyin yanında olması ve özellikle sosyal ağ uygulamalarına(Instagram, Snapchat, Whatsapp, Facebook gibi.) yani sanal dünyaya açılan en kolay erişim kapısı olması, bireyin akıllı telefonları ile uzun zamanlar geçirmesine neden olmaktadır.

Akıllı telefonların aşırı ve problemli kullanım durumunda bazı fiziksel ve psikolojik sorunların ortaya çıktığı yürütülen akademik çalışmalarda tartışılmakta ve bu konu üzerine yapılan araştırmalar günden güne artmaktadır. Bu olumsuz durumlar, bireyin yaşamını olumsuz yönde etkilemektedir. Fiziksel olarak gün içerisinde duruş bozukluğu yüzünden zamanla boyun fıtığı oluşumu, ekrana devamlı bakmaktan mavi ekran ışığına maruz kalıp gözlerde yanma ve sulanma, uyku problemleri yaşanması ile halsizlik, ağrı ve konsantrasyon eksiklikleri en çok rapor edilen sorunlar arasındadır. Psikolojik açıdan ise bireyin bağımlılık, stres, kaygı ve korku gibi sendromlardan muzdarip olduğu akademik alanyazında en çok rastlanan durumlardır.

Tam bu noktada kısaca “ mobil telefondan yoksun olma korkusu”olarak tanımlanan Nomofobi (İngilizce olarak ‘Nomophobia’ yani ‘No-mobile-phone phobia’), bireylere tehdit oluşturan modern çağın yeni psikolojik sendromu olarak ortaya çıkmaktadır. Nomofobi de, birey telefonuna ulaşamadığında,telefonunu evde unuttuğunda, telefonun şarjı bittiğinde, kapsama alanı dışında kaldığında kısaca iletişime geçemediği ve her türlü haberlere, gelişmelere ulaşamadığı için irrasyonel bir şekilde kaygı ve korku duymaktadır.

Nomofobinin zamanla bireyin, mobil telefonu yanında olsa bile kaygı ve korku duymasına sebep olabilmektedir. Bu bağlamda, akıllı telefonların gençler arasında yaygınlığı düşünüldüğünde, özellikle gençlerin tehlike altında olduğu görülmektedir.

Bağımlılık sonucu ortaya çıktığı düşünülen bu fobinin gençlerin yaşamlarını olumsuz etkilediği ve özellikle akademik motivasyon, akademik başarı ve sınıf içi etkinliklerde konsantrasyon düşüklüğüne etkisi olduğu görülmektedir.

Yapılan akademik çalışmalarda akıllı telefon kullanımı arttıkça nomofobinin arttığı, kadınların erkeklere göre daha nomofobik davranış gösterdikleri, yaş açısından bakıldığında gençlerin(dijital yerli) yaşlılara(dijital göçmen) göre daha nomofobik oldukları ortaya çıkmaktadır.

Nomofobik bireylerin,davranış örüntüleri incelendiğinde teknoloji bağımlılığında olduğu gibi benzer sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Gece telefonu kapatamama, gün içerisinde sıklıkla telefonu kontrol etme, şarj aleti ya da taşınabilir şarj cihazı(powerbank)taşıma, sabah uyanınca ilk iş olarak telefonu kontrol etme, gece yatağa telefon ile girme gibi davranışlar nomofobik bireylerde görülmektedir. Peki, neler yapmalıyız.

Nomofobinin gençler üzerinde daha tehdit edici olması yüzünden öğretmenlerin idarecilerin ve en önemlisi aile fertlerinin bu konuda bilgi sahibi olması ve farkında olmaları gerekmektedir. Teknolojiden kaçmak ve kullanmamak gibi düşüncelere kapılmadan, teknolojinin bilinçli ve amaca yönelik kullanımını gençlere öğretmek ve bunu uygulamaya sokmak, nomofobi ya da bağımlılıklar ile mücadele de önemlidir. Kontrollü, amaçlı ve üretime dayalı teknoloji kullanımı sağlanması temel ilke olmalıdır.          

Anne ve babalar bilmelidir ki, aile içinde mutlu olan, ailesi ile zaman geçiren,yalnızlık çekmeyen ergenlerde nomofobi oluşumunun engellenebileceği düşünülmektedir. Öğretmenler, eğitim-öğretim faaliyetlerinde yeni bir yaklaşım olan mobil öğrenme aktivitelerini formal yada informal derslerine entegre etmeli fakat öğrencilerin özellikle sosyal ağ uygulamaları gibi en çok akıllı telefonu kullandıkları uygulamaların bu etkinliklerde kapalı tutulması sağlanmalıdır. Mobil teknolojinin kullanılmadığı derslerde, akıllı telefonların kapalı tutulması bir başka yol olarak görülebilir. Aynı zamanda gençlerin spora yönlendirilmeleri, hobiler geliştirmeleri ve teknoloji detoksu yaparak gerçek dünyada ilişkiler kurmaları, sosyalleşmeleri nomofobiyi engellemek açıdan önemlidir. Nomofobi yüzünden sorunlar yaşayan bir bireyin, öğretmen ve aile tarafından fark edilmesi de önemli olup, bu durumda psikolojik açıdan yardım alınması gerekliliği bilinmelidir.

            Kısaca modern çağda gelişen teknoloji,  birtakım kolaylıklar sağlarken nomofobi gibi kişinin hayatını olumsuz etkileyensendromları da doğurmaktadır. Bu bağlamda, teknolojinin kölesi olmak yerineamacında ve aşırı kullanmadan teknolojiden faydalanmak bağımlılıkların ve bununsonucu olarak nomofobi gibi olumsuz durumların oluşmamasında etkili olacaktır.

Sevgi ve İyilikle.