SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Tasarımı, testleri, entegrasyonu yüzde 100 yerli ve pek çok alt bileşeni yurt içi imkanlarla üretilen tasarımı, testleri, entegrasyonu yüzde 100 yerli ve pek çok alt bileşeni yurt içi imkânlarla üretilen Türkiye’nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A, 2021’de faaliyete geçmeye hazır hale gelecek” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonunda, bakanlığının 2019 yılı bütçe sunumunu yaptı. Mustafa Varank, kamu ihalelerinde yerli firmaların mevcut yetkinliklerinden daha fazla faydalanılması amacıyla Sanayi İşbirliği Projelerini hayata geçirdiklerini bildirerek, “Yüklenicilerden; yerli katkı, teknolojik işbirliği ve ihracat taahhütlerinden oluşan sanayi ve teknoloji katılımı tekliflerini istiyoruz. Böylece kamu kaynaklarının ülkemizde kalmasını sağlayarak, sanayimizin gelişimini destekliyoruz. Hâlihazırda 6 idarenin 8 projesi bu çerçevede yürütülüyor. Otomotiv endüstrisi 1.5 milyonun üzerinde ortalama yıllık üretim ve 30 milyar dolara varan ihracat hacmiyle sanayimizin öncü sektörlerinden biridir. Ülkemizin bu alandaki kapasite ve deneyimini Türkiye’nin Otomobili Projesiyle taçlandırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Girişim grubu 2019 sonunda ilk prototipi üretmeyi hedefliyor. Türkiye’nin Otomobili Projesi, Türk sanayisinin dönüşümü ve teknolojik atılımında önemli bir eşik olacak. Bu projeyi elektrikli ve sürücüsüz araç teknolojileri ve yazılımlarının milli kaynaklarla geliştirilmesi açısından bir fırsat olarak görüyoruz. Otomotiv sektörünün akıllı mobilite çözümlerine evrilmesiyle ortaya çıkan fırsat penceresinden mutlaka yararlanacak, ekosistemimizi bu yönde güçlendireceğiz” diye konuştu.

‘2018’İN İLK DOKUZ AYINDA 45 BİN DENETİM GERÇEKLEŞTİRDİK’
Mustafa Varank,  uluslararası ticaret değişime gittiğini, ucuz üretimin yerini, teknik mevzuata uygun, kaliteli ve güvenli ürünlere bıraktığını bildirerek şöyle konuştu:
“Bakanlığımız sanayi ürünlerinin yaklaşık yüzde 65’inin piyasa gözetimi ve denetiminden sorumludur. 2018’in ilk dokuz ayında 45 bin denetim gerçekleştirdik. Bu denetimlerle tüketicilerimizin güvenli ürün kullanması sağlanmakta ve haksız rekabetin önüne geçilmektedir. Etkin denetim tedbirlerimizi devam ettirirken, uygunsuz üretimin kaynağında engellenmesi için mevzuat ve standartlar konusunda rehberlik faaliyetlerine daha çok ağırlık vereceğiz. Tüketici haklarının korunması ve adil rekabet ortamının oluşturulması açısından önem taşıyan yasal metroloji de Bakanlığımızın faaliyet alanlarındandır.
Bu kapsamda; elektrik, su, gaz, akaryakıt, LPG sayaçları, tartı aletleri, taksimetreler, takograf cihazları ve hazır ambalajlı ürünler başta olmak üzere denetim ve muayene faaliyetlerimizi hassasiyetle sürdürüyoruz. 2018’in ilk 9 ayında 554 bin ürünü denetledik. Denetimlerde karşılaşılan uygunsuzluklarla ilgili gerekli yasal işlemler yapılmaktadır.”

‘UYGULAMALI YETKİNLİK VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM MERKEZLERİNİ KURUYORUZ’
Mustafa Varank, sanayinin dijital dönüşümünün fırsatlar sunduğunu kaydederek şunları söyledi:
“Türkiye’de dijital dönüşümü gerçekleştirirken bir yandan küresel rekabet iddiamızı sürdürecek, diğer yandan bize özgü bir yol haritası takip ederek kendi imkân ve kabiliyetlerimiz doğrultusunda ilerleyeceğiz.
Her bir yeni teknoloji alanında temel bilimsel çalışmalardan, prototip üretimi ve ticarileşmeye kadar fikrimizi, mesaimizi ve sermayemizi olabilecek en üst seviyelere çıkaracağız. Milli teknoloji hamlemiz bu inançla hayat bulacak. Bakanlığımız öncülüğünde kamu ve özel sektörden ilgili tüm paydaşların katkısıyla hazırladığımız Dijital Türkiye Yol Haritasını, Haziran ayında yayımladık. Yol haritamızın bileşenlerini insan, teknoloji, altyapı, tedarikçiler, kullanıcılar ve yönetişim olarak belirledik.  Eğitim altyapısının geliştirilmesi ve nitelikli işgücü yetiştirilmesi dönüşüm sürecinin en önemli konularından birisidir. Bu süreçte imalat sanayimizin ihtiyaç duyacağı niteliklere sahip işgücünün yetiştirilmesi için çalışacağız. Bir yandan dijitalleşecek işletmeleri destekleyecek, diğer yandan gerekli teknolojileri sunacak yerli tedarikçileri güçlendireceğiz. Uygulamalı Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezlerini kuruyoruz. Böylece sanayicilerimiz yalın üretim ve dijital dönüşümü gerçek bir üretim ortamında uygulayarak öğrenebilecekler ve danışmanlık hizmeti alabilecekler. 2019 yılı sonuna kadar Ankara, Bursa, Kayseri, İzmir, Gaziantep ve Mersinde bu merkezlerin kurulum çalışmalarını tamamlamayı hedefliyoruz. Başarılı bir dijital dönüşüm için, kurumsal yönetişime de önem veriyoruz. Tüm paydaşlarımızla yakın işbirliği içerisinde çalışacak, katılımcılığı ve ortak aklı esas alacağız.
‘KOSGEB DESTEKLERİ DEVAM EDİYOR’
Mustafa Varank, KOSGEB desteklerinin çeşitli programlarla devam ettiğine işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“KOSGEB Destek Yönetmelikleri çerçevesinde 16 yılda yaklaşık 220 bin işletmeye 5 milyar 775 milyon lira tutarında destek sağlanmıştır. Ayrıca, KOBİ Finansman Destek Kredi Programları kapsamında yaklaşık 520 bin işletmeye 3 milyar 875 milyon lira kaynak aktarılmış, 20 milyar lira tutarında kredi hacmi oluşturulmuştur. Stratejik Ürün Destek Programı; ithalatı yüksek ara malların yerli üretimini teşvik etmek ve imalat sanayinde yerli girdi oranını artırmak amacıyla hazırlanmıştır. KOBİ Teknoyatırım Destek Programı; öncelikli teknoloji alanlarındaki yeni ürünleri ticarileştirmeyi, katma değer oluşturmayı ve teknolojik ürün ihracatını artırmayı hedefliyor. Her iki programla işletmelere 5 milyon liraya kadar destek sağlanmaktadır.”
‘ÜLKEMİZİ , YAPAY ZEKÂ, BÜYÜK VERİ VE BULUT BİLİŞİM GİBİ ALANLARDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜME HAZIRLIYORUZ’
Mustafa Varank yapay zeka ve bulut bilişim alanlarında değişim ve dönüşüme hazırlandıklarını vurgulayarak şunları dedi:
“Ülkemizi , yapay zekâ, büyük veri ve bulut bilişim gibi alanlardaki değişim ve dönüşüme hazırlıyoruz. Bu bilinçle, kritik teknolojilerin yerli olarak geliştirilmesi ve kullanımın yaygınlaştırılması için Akıllı Üretim Sistemleri Teknoloji Yol Haritasını oluşturduk. 8 kritik teknoloji alanında 29 kritik ürün belirledik.  Yapay zekânın da içinde bulunduğu kilit teknolojilerde Ar-Ge ve yenilik destekleri vermeye devam edeceğiz.
TÜBİTAK 2012 yılından itibaren sanayinin dijital dönüşümüne hizmet eden teknolojileri, yerli imkânlarla geliştirmek için 1,6 Milyar liralık ar-ge ve yenilik projesine destek sağladı. Önümüzdeki dönemde bu desteklerimizi artırarak devam ettireceğiz.”
‘TÜRKİYE’NİN İLK HABERLEŞME UYDUSU TÜRKSAT 6A, 2021’DE FAALİYETE GEÇMEYE HAZIR HALE GELECEK’
Mustafa Varank, Havacılık Uygulamaları için  Süperalaşım Geliştirilmesi Projesinin devam ettiğini kaydederek şöyle devam etti:
“Türbin diski gibi kritik parçalar için hammadde üreteceğiz. Başta elektrikli araçlar olmak üzere tüm mobil teknolojilerin kalbi olan batarya teknolojileri konusunda Lityum İyon Batarya Geliştirme çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor.  Yerli Elektrikli Lokomotif projesini başarıyla tamamladık. Bu sayede bir trenin en önemli ve katma değeri en yüksek bileşenlerinden olan cer sistemi, tren kontrol ve yönetim sistemi ülkemizde ilk kez yüzde 100 yerli olarak tasarlandı ve üretildi. Uzay Kalifiye Güneş Paneli Geliştirilmesi Projesiyle, milli uydularımızın enerji ihtiyacını sağlayacak güneş panelleri için altyapıyı kurduk. İlk prototipler 2019 yılında üretilecektir. Böylece uydu enerji alt sistemlerini tamamen milli olarak üretebilen dünyadaki sayılı ülkelerden biri olacağız. Terahertz Görüntüleme Sistemi geliştirildi. Bu sistem, güvenli mesafeden giysi altında gizlenmiş patlayıcıları ve yabancı cisimleri görüntülemekte olup, dünyadaki muadillerinden çözünürlük-mesafe olarak daha üstün kabiliyettedir. TÜBİTAK UZAY; uydu teknolojileri ve alt sistemlerinin yanı sıra, haberleşme, uzaktan algılama, veri işleme ve havacılık projeleri yürütmektedir. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme yapabilen İMECE Uydusu’nun geliştirilmesine Ocak 2017’de başlandı. Uydunun 2020’de uzaya fırlatılmaya hazır hale gelmesi planlanıyor. İMECE Uydu Altyapı Geliştirilmesi Projesini de başlattık. Bu projede yüksek çözünürlüklü kamera, güneş algılayıcı, yıldız izler ve yüksek hızlı haberleşme sistemi gibi ileri düzeyde teknoloji gerektiren alt sistemler bulunmaktadır. Milli uydu yer istasyonu geliştirme faaliyetlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. MİYEG adını verdiğimiz bu proje 2019’da tamamlandığında ülkemiz, yer istasyonundan uyduya kadar bir uydu sisteminin tüm unsurlarını gerçekleştirebilecek seviyeye ulaşacaktır. Tasarımı, testleri, entegrasyonu yüzde 100 yerli ve pek çok alt bileşeni yurt içi imkânlarla üretilen Türkiye’nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A, 2021’de faaliyete geçmeye hazır hale gelecek.”