Şöyle bir senaryo hayal edelim: Yapay zekâ organik zekâya son metrelerdeki deparıyla toz yutturmuş. Bilim insanları her gün yapay zekânın ve bilişim çağının insan hayatını nasıl değiştireceğini ve geleceğimizin nasıl olacağını tartışıyor. Dünyada bu işe öncülük eden liderler de bu değişim ve gelecek konusunda farklı fikirlere sahipler. Bilinen tek şey, bu konunun öneminin gittikçe artması ve gelecekte de hayatımızın bir parçası olacağı.

Günden güne, yıldan yıla, bir çağdan diğer çağa kadar insanlık için sürekli gelişmekte olan bir evrende yaşam sürdürüyoruz. Yenilikler ile karşılaşıyoruz ve onları benimsiyoruz, adapte oluyoruz onlara. Daha fazlasını istiyoruz ve de bunun için çaba gösteriyoruz doğal olarak. Peki ya yaptığımız, gerçekleştirdiğimiz veya düşündüğümüz her olay insanlık adına yararlı mı?

Üstün zekayı istiyor musun?

Medeniyet konusunda sevdiğimiz her şey tartışmasız zekanın bir ürünüdür, bu yüzden insan zekasını makine zekası ile güçlendirerek potansiyel olarak daha da iyi yapabiliriz. Ancak bazıları, süper akıllı makinelerin bizi kontrol etmeye ve amaçlarının bizimle uyumlu olup olmayacağına merak ediyorlardı. Üstün zekalı AI, yani insan seviyesinin çok ötesinde genel istihbarat olmasını ister misiniz?

Gelecek Neye benzeyecek?

Kitabında, Tegmark, pasif olarak “ne olacağını” sormayacağımızı, geleceğin önceden belirlenmiş gibi sormamamız gerektiğini, bunun yerine ne yapmak istediğimizi sormamamız ve sonra da bu geleceği yaratmaya çalışmamız gerektiğini savunuyor .

Programında bilgiyi çevirecek kod bulunuyor ise yorumlamayı ona göre yapıyor. Eğer bulunmuyorsa o çevrenin yorumlamasına kendi bilgilerinin yetemediğini anlıyor. Bu konumda ise yazılan yapay zeka bir dil çevirici, bir yol gösterici, oto-pilot gibi insanlığa katkı sağlayabilecek diğer gelişmelerin arasına katılacaktır.

Endüstri 4.0, Birey 4.0 hakkında derin konular konuşulurken ve tam neticeye varılmadan  şimdi de Yaşam 3.0… MIT profesörü Max Tegmart’ın Ağustos sonunda yayımlanan “Life 3.0: Being Human in the Age of Artificial Intelligence” kitabını Elon Musk bizlere öneriyor. Sizlere Yapay zeka ile ilgili en detaylı kitapı sunmak istiyorum. Hatta Tegmart kitap hakkında okuyucular için bir yorum sayfası tasarlamış oradan inceleye bilirsiniz.Kitapta, Yaşam 3’ün bilinç ve amaçlarının nasıl evrileceği üzerine şimdiden kafa yormak ve çalışmalar yapmak üzerine olan kısım özellikle ilginç. Tegmark’a göre: “Süper-zeki YZ’de nihai ve temel amacın belirsiz veya insanlığı tehdit edici olmasını önlemek için, ona amaç ve bilinç aşılamasının nasıl yapılması gerektiğini bilmiyoruz.” Kendisinin kurucusu ve direktörü olduğu Future of Life (Yaşamın Geleceği) vakfının amacı bu konuda çalışmalar yapmak.


Herkesin görüş ve bilgisini paylaşarak bu çalışmalara katkı yapması için de bir sayfa açmış: https://futureoflife.org/superintelligence-survey

Diyalog Kuran Yapay Zeka Araçları

Sanal asistanlar, chat robotları ve çağrı merkezi temsilciliği yapan yapay zeka araçları uzun süredir hayatımızda. Ancak bu araçlar ana hatlarıyla bir konuşmayı yürütebilseler de anlamlı bir iletişim kurmadan uzaktılar. Makine öğrenmesi alanındaki gelişmeler ile her geçen gün bu yapay zeka araçları insan tepkilerini anlamlandırmada ve cevap oluşturmada daha iyi konuma geldi.

Öyle ki, yakın zamanda bu araçlar diyalog kuracak seviyeye gelip doyurucu bir iletişim sunabilecekler. Şüphesiz, etkili iletişim kurabilen bu yapay zeka araçları pazarlama sürecinin verimini arttırmada da başarılı olacaklar.

Yapay zekaların çoklu iletişim yeteneğini geliştirmeye kendini adamış şirketlerin başında Microsoft geliyor. Microsoft yakın zamanda konuşma tanımada büyük adımlar kaydedildiğini duyurdu. Yeni teknoloji ile yapay zekanın bir konuşma içerisindeki sözcükleri bir insan gibi anlamlandırabilmesi mümkün, bu da makinelerin anlamlı bir iletişim kurabileceğini gösteriyor.

Microsoft’un kişisel dijital asistanı Cortana, ses tanıma yeteneği geliştirilmiş en yeni yapay zeka araçları arasında. Yapay zeka uygulamalarının bir diğer önemli ismi IBM de, sanal asistanı Watson’ın bulut veri sistemi entegre versiyonu ile iletişimsel yeteneklerinin geliştirildiğini duyurdu.

Robot İçerikler

Doğru ve etkili bir içerik pazarlamayı başarıya ulaştıran temel etkenlerden biridir. Özellikle satışın ilk adımının yaygın olarak internet üzerinden başladığı bu dönemde, müşteri üzerindeki ilk etki içerikler sayesinde oluşturuluyor. Yapay zekanın içerik oluşturma yeteneği henüz geliştirilme aşamasında; ancak Associated Press gibi çoktan yapay zekayı içerik oluşturmada kullanan şirketler de bulunuyor.

Şu an için daha çok destek amaçlı kullanılsa da, yakın gelecekte içeriği baştan sonra yaratabilme yeteneğine sahip yapay zeka araçlarının oluşturulması muhtemel. Özellikle analitik verileri içeren yazılar ve öngörüsel analizleri sunan içerikler yapay zekanın bir insana kıyasla daha çok başarı sağlayabileceği alanlar.

Kendi bilgisini oluşturabilen bir yapay zeka programı, çevreyi nasıl yorumlayacağını bilen bir zekadır ve bilemediği takdirde ise gerekli bilgiyi kendisi oluşturabildiği için yapay zekanın yorumlama eksikliği bulunmaz.

Peki ileri düzey bir yapay zekanın insanlardan farkı nedir ve ileri düzey bir yapay zeka kendi kararlarını kendi vermesinde özgür müdür? Oluşturulacak yapay zekaların insanlardan tek farkı biyolojik bir yapıya sahip
olmamalarıdır. Duygu ve düşünce programlar ile aktarılabilir. Mutluluk, kızgınlık veya şaşkınlık hisleri aynı termometre ölçüleri gibi ayarlanarak yapay zekaların belli düşüncelere belli geri dönüşler verebilmeleri sağlanabilir.

Tanrı’nın tanrı yarattığı dönemlerin görüleceğinin çok yakınlarda olduğu ise kaçınılmaz bir gerçektir çünkü şuanki sahip olduğumuz teknolojinin seviyesi hiç olmadığı kadar hızlı yükselmekte ve aynı hızla devam etmektedir. Fakat, bu durumun kaderi yine insanların düşünce ve hareketlerine bağlıdır. İnsanların ve yapay zekaların birlikte bulunacağı bir çağın geliş sesleri yükselebilir veya bu sesler hiç duyulmadan insanlığın çevresinden dolanıp geçebilir de